Merhaba değerli okuyucularım,
Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bugün benimle sıkça paylaşılan, hem basit gibi görünen hem de derin kültürel ve insani boyutları olan bir soruyu ele alacağız: "İran'da gözleri görmeyen birine ne denir?" Bu soru, sadece bir kelimenin karşılığını aramak değil, aynı zamanda bir toplumun engelliliğe bakış açısını, kelimelerin gücünü ve saygının inceliklerini anlamak anlamına geliyor. Yıllar süren saha çalışmalarım, İranlı dostlarımla yaptığım samimi sohbetler ve gözlemlerim ışığında, bu konuyu sizlere en kapsamlı şekilde aktarmak istiyorum.
Konuya hemen, merak ettiğiniz kelime ile başlayalım. İran'da, yani Farsça konuşulan coğrafyada, gözleri görmeyen bir kişiyi tanımlamak için iki ana kelime kullanılır:
نابینا (Naabina): Bu kelime, günümüzde en yaygın ve en saygılı kabul edilen terimdir. "Naabina", 'görme engelli' veya 'görmeyen' anlamına gelir. Kelimenin kökeni de oldukça ilginçtir: "Naa-" Farsçada olumsuzluk öneki olup 'yok, değil' anlamını taşır, "-bina" ise 'görme, gören' demektir. Yani tam anlamıyla 'görmeyen' veya 'görüşü olmayan' demektir. Bu kelime, Türkiye'deki "görme engelli" ifadesiyle aynı hassasiyeti ve modern anlayışı yansıtır. Benim gözlemlediğim kadarıyla, hem devlet kurumları hem de sivil toplum kuruluşları ve eğitimli kesimler tarafından tercih edilen kelime kesinlikle Naabina'dır.
کور (Koor): Bu kelime de 'kör' anlamına gelir. Türkiye'deki "kör" kelimesiyle aynı kökten gelir ve benzer bir şekilde algılanır. Tarihsel olarak daha eski ve yaygın bir terim olmasına rağmen, günümüzde genellikle doğrudan ve kimi zaman olumsuz bir çağrışım yapabildiği için daha az tercih edilir. Özellikle resmi veya hassas iletişimde Koor kelimesi yerine Naabina kullanılması beklenir. Halk arasında veya samimi ortamlarda Koor kelimesi hala kullanılsa da, bu kelimeyi kullanırken dikkatli olmak gerekir. Tıpkı Türkçe'de 'kör' yerine 'görme engelli' demeyi tercih etmemiz gibi, Farsçada da duyarlı yaklaşım Naabina kullanımını gerektirir.
Özetle, İran'da gözleri görmeyen birine hitap ederken veya ondan bahsederken, tercihiniz kesinlikle "Naabina" olmalı. Bu, hem kültürel inceliği gösterir hem de karşınızdaki kişiye duyduğunuz saygıyı ifade eder.
Dil, bir toplumun zihninin aynasıdır. Farsça'da engellilikle ilgili terimlerin evrimi, İran toplumunun bu konuya bakış açısının zamanla nasıl değiştiğini de gözler önüne seriyor. Eskiden, birçok kültürde olduğu gibi, engellilik bir "kusur" veya "eksiklik" olarak görülebilir, bu da Koor gibi daha doğrudan ve belki de acıma içeren kelimelerin yaygınlaşmasına yol açabilirdi.
Ancak günümüzde, İran'da da engelli hakları konusunda farkındalık artmış, uluslararası normlara uygun olarak "engellilik" kavramı bir "farklılık" olarak ele alınmaya başlanmıştır. Bu dönüşüm, Naabina gibi daha kapsayıcı ve saygılı kelimelerin tercih edilmesine zemin hazırlamıştır. İran, genç nüfusu ve eğitimli kesimleriyle bu konuda önemli adımlar atmaktadır. Sivil toplum kuruluşları, engellilerin topluma entegrasyonu, erişilebilirlik ve farkındalık konularında önemli çalışmalar yürütüyor.
İran, 2005 yılında Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'yi imzalamış ve bu alanda yasal düzenlemeler yapmıştır. Ülkede engellilerin eğitimi, istihdamı ve sosyal yaşama katılımı teşvik edilmektedir. Ancak elbette, her ülkede olduğu gibi, İran'da da engellilerin günlük yaşamda karşılaştığı zorluklar ve erişilebilirlik sorunları devam etmektedir.
Peki, İran'da bir görme engelliyle karşılaştığınızda nasıl bir iletişim kurmalısınız? İşte size birkaç pratik öneri:
Tahran'da bir kafede yaşadığım bir anı hiç aklımdan çıkmaz. Yan masada, bastonuyla oturan yaşlıca bir naabina beyefendi, yanındaki genç kızına neşeyle bir şeyler anlatıyordu. Garson, siparişlerini alırken, beyefendiye doğrudan hitap etti ve "Çayınız sıcak mı olsun, ılık mı?" diye sordu. Bu basit diyalogda bile kelimelerin ve hitap şeklinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ettim. Ne acıma ne de küçümseme vardı; sadece doğal bir insan etkileşimi ve saygı.
İran toplumu, genel olarak konuksever ve yardımseverdir. Bu yardımseverlik, engellilik durumlarında da sıkça kendini gösterir. Ancak önemli olan, iyi niyetli bu yardımların doğru bir dille ve saygılı bir biçimde sunulmasıdır. Kelimeler, sadece birer ses yığını değil, aynı zamanda köprüler kuran ya da yıkan araçlardır.
"İran'da gözleri görmeyen birine ne denir?" sorusu, basit bir çevirinin ötesinde, bizlere kültürel duyarlılığın ve insan onuruna verilen değerin ne kadar önemli olduğunu hatırlatır. Cevap net: نابینا (Naabina). Bu kelime, sadece doğru bir terim değil, aynı zamanda İran toplumunun engelliliğe yönelik artan farkındalığının ve saygısının bir yansımasıdır.
Unutmayalım ki, bir insanı tanımlayan en önemli şey, onun sahip olduğu engeli değil, kişiliği, yetenekleri ve ruhudur. Kelimelerimizle, ayrımcılık duvarları örmek yerine, anlayış ve kapsayıcılık köprüleri inşa etmeliyiz. Umarım bu makale, sizlere sadece bir kelimeyi değil, aynı zamanda bir ülkenin kalbini ve engellilik konusundaki hassasiyetini anlama fırsatı sunmuştur.
Sevgi ve saygıyla kalın.