menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert

Dağların kıyıya yani denize dik olarak uzandığı kıyı tipine enine kıyı tipi denir.

Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili doğa ve coğrafya meraklıları! Bugün sizleri, ülkemizin ve dünyanın bazı eşsiz köşelerini şekillendiren, adeta denizle dağların nefes kesen bir dansını sergileyen özel bir kıyı tipine, yani Enine Kıyı Tipine doğru bir yolculuğa çıkarmak istiyorum. Adı biraz teknik gibi dursa da, bu coğrafi oluşumu anladığınızda, ne kadar doğal, tanıdık ve hatta iç ısıtan bir güzelliğe sahip olduğunu göreceksiniz. Türkiye'nin önde gelen bir coğrafya uzmanı olarak, bu konuyu sadece teorik bilgilerle değil, aynı zamanda yıllardır edindiğim gözlemler ve gerçek yaşam örnekleriyle harmanlayarak sizlere sunacağım. Hazırsanız, bu büyüleyici kıyı tipinin derinliklerine dalalım!

Enine Kıyı Tipi Nedir? Temelleri Anlamak

Enine kıyı tipi, adından da anlaşılabileceği gibi, dağ silsilelerinin kıyıya dik bir şekilde uzandığı coğrafi bir oluşumdur. Bunu görselleştirmek için elinizi açıp parmaklarınızı hafifçe bükerek denize doğru uzattığınızı hayal edin. Her bir parmağınız bir dağ silsilesini temsil ederken, parmaklarınız arasındaki boşluklar denizin içeri doğru sokulduğu koyları ve körfezleri oluşturur. İşte enine kıyı tipinin temel karakteristiği budur: Dağlar denize doğru bir yay gibi değil, adeta bir tırmık gibi uzanır.

Bu oluşumun arkasında karmaşık jeolojik süreçler yatar. Genellikle genç kıvrım dağlarının oluştuğu, tektonik hareketlerin aktif olduğu bölgelerde görülür. Dağların oluşumu sırasında, kara kütlesi yükselirken, aralardaki çukurlar veya vadiler denizin ilerlemesiyle dolarak girintili çıkıntılı bir kıyı şeridi yaratır.

Coğrafi Özellikleri ve Ayırt Edici Yönleri

Enine kıyı tipinin en belirgin özellikleri şunlardır:

  • Girintili Çıkıntılı Yapı: Kıyı şeridi oldukça düzensizdir. Düz bir hat yerine, bol miktarda koy, körfez, yarımada ve ada barındırır. Bu durum, denizle karanın iç içe geçtiği, bakir ve eşsiz manzaralar sunar.
  • Dağların Denize Dik Uzanması: Bu, en temel ve ayırt edici özelliktir. Dağlar, denize paralel olarak uzanan boyuna kıyılardan farklı olarak, denize doğru adeta kollarını açar.
  • Doğal Liman Zenginliği: Dağlar arasındaki vadilerin denizle dolmasıyla oluşan koylar, rüzgârdan ve fırtınadan korunaklı doğal limanlar oluşturur. Bu limanlar, tarih boyunca denizcilik faaliyetleri için vazgeçilmez olmuştur.
  • Kıyı Ovalarının Darlığı veya Yokluğu: Dağların hemen kıyıya inmesi nedeniyle, geniş tarım alanlarına sahip kıyı ovaları çok sınırlıdır ya da hiç yoktur. Tarım faaliyetleri daha çok küçük delta ovalarında veya dağ eteklerindeki teraslarda yoğunlaşır.
  • İç Kesimlerle Ulaşım Zorluğu: Kıyıya dik uzanan dağlar, iç kesimlere ulaşımı tarih boyunca zorlaştırmıştır. Bu durum, kıyı şehirlerinin ve yerleşim yerlerinin iç bölgelerden izole olmasına ve denizcilik faaliyetlerine yönelmesine neden olmuştur.

Türkiye'den Gözlemlerim ve Gerçek Hayat Örnekleri

Ülkemiz, coğrafi çeşitliliği sayesinde enine kıyı tipine dair eşsiz bir laboratuvar gibidir. Türkiye'deki en belirgin enine kıyı tipi örneği, hiç şüphesiz Ege Bölgemizdir. Birçoğumuzun yaz tatillerinde ziyaret ettiği, güzelliğine hayran kaldığı bu kıyılar, aslında birer enine kıyı mucizesidir.

İzmir'den Muğla'ya, Çeşme'den Bodrum'a, Datça'dan Kuşadası'na uzanan bu hat, enine kıyı tipinin tüm özelliklerini barındırır. Benim de defalarca ziyaret ettiğim, her seferinde farklı bir güzelliğini keşfettiğim Datça Yarımadası, adeta bu kıyı tipinin ders kitabı niteliğindedir. Yarımadanın iki yanında uzanan dağlar denize dik uzanır ve bu sayede irili ufaklı yüzlerce koy ve bük (Datça'ya özgü küçük koy anlamında) oluşmuştur. Palamutbükü, Hayıtbükü, Kızılbük gibi yerler, dağların denize uzanmasıyla oluşan cennet köşeleridir.

Yine, Bodrum Yarımadası ve Çeşme Yarımadası da benzer şekilde, dağların denize dik inmesiyle oluşan karakteristik enine kıyı formlarına sahiptir. Bu coğrafi yapı, sadece manzarayı değil, aynı zamanda bölgenin kültürel yapısını, ekonomisini ve hatta insanlarının yaşam biçimini de derinden etkilemiştir.

Enine Kıyı Tipinin İnsan Yaşamına Etkileri

Bir coğrafyacı olarak, doğal ortamın insan yaşamını nasıl şekillendirdiğine dair gözlemler yapmak benim için en keyifli kısımlardan biridir. Enine kıyı tipi de bu konuda zengin veriler sunar:

Ekonomi ve Geçim Kaynakları

  • Turizm: Girintili çıkıntılı kıyılar, irili ufaklı koylar ve berrak deniz, enine kıyıları dünyanın en cazip turizm destinasyonlarından biri haline getirmiştir. Misafirlerimiz, bu koylarda denize girmenin, tekne turları yapmanın ve eşsiz manzaraların tadını çıkarmanın keyfine varır. Ege kıyılarımızdaki oteller, pansiyonlar, marina ve yatçılık sektörü, bu kıyı tipinin doğrudan birer meyvesidir.
  • Balıkçılık ve Deniz Ürünleri: Koylardaki zengin su altı yaşamı, balıkçılığı önemli bir geçim kaynağı haline getirmiştir. Bölgedeki restoranlarda tadına doyulmaz deniz ürünlerinin bolluğu, bu coğrafi özelliğin bir yansımasıdır.
  • Zeytincilik: Kıyıya dik uzanan dağ etekleri ve yamaçlar, zeytin ağaçları için ideal ortamlar sunar. Ege'nin meşhur zeytinleri ve zeytinyağı, enine kıyının verimli topraklarında yetişir.

Yerleşim ve Ulaşım

  • Dağınık Yerleşim: Dağların denize inmesi nedeniyle, yerleşim birimleri genellikle koy içlerinde, dağ eteklerinde veya küçük ovalarda yoğunlaşır. Büyük ve düz arazilerin olmaması, şehirlerin ve kasabaların dağınık bir yapıda büyümesine neden olmuştur.
  • Deniz Yolu Önemi: İç kesimlerle ulaşımın zorluğu nedeniyle, tarih boyunca deniz yolu, enine kıyıdaki yerleşimler için en önemli ulaşım ve ticaret yolu olmuştur. Günümüzde bile, tekne turları, feribot seferleri bölge içi ulaşımda kritik bir rol oynar. Modern karayolu ulaşımı ise, dağların aşılması için tüneller ve virajlı yollar inşa edilerek sağlanır.

Kültür ve Yaşam Biçimi

  • Denizcilik Kültürü: Bölge insanı için deniz, sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Denizcilik geleneği, yerel folklora, mutfağa ve sosyal yaşama derinlemesine işlemiştir.
  • Yerel Mutfak: Deniz ürünleri ağırlıklı, zeytinyağlı ve otlarla zenginleşen Ege mutfağı, enine kıyının sunduğu doğal zenginliklerin bir yansımasıdır.

Enine Kıyılar ve Turizm Potansiyeli: Bir Cennet Kapısı

Enine kıyı tipi, özellikle turizm sektörü için bulunmaz bir nimettir. Bu kıyıların sunduğu eşsiz güzellikler, misafirler için unutulmaz deneyimler yaratır:

  • Korunaklı Koylar: Sayısız koy, denizcilere ve tatilcilere fırtınalardan korunma ve sakin sularda yüzme imkanı sunar. Tekne turları, şnorkelle dalış ve kano gibi su sporları için ideal ortamlardır.
  • Doğal Güzellikler: Mavinin her tonunun yeşilin her tonuyla buluştuğu bu manzaralar, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler yakalama fırsatı verir. Doğa yürüyüşleri ve trekking rotaları da dağlık yapının bir parçasıdır.
  • Zengin Biyoçeşitlilik: Karayla denizin iç içe geçtiği bu bölgeler, hem karasal hem de denizel birçok farklı türün yaşam alanıdır. Kuş gözlemciliği ve su altı keşifleri için de potansiyel taşır.

Ancak bu cennetin kapısını açarken, sürdürülebilirlik ilkesini asla unutmamalıyız. Bu hassas ekosistemlerin korunması, plansız yapılaşmadan kaçınılması ve doğaya saygılı turizm uygulamalarının desteklenmesi, gelecek nesillere bu güzellikleri aktarabilmemiz için hayati önem taşır.

Sıkça Karıştırılan Konular: Boyuna Kıyı Tipi ile Arasındaki Fark

Enine kıyı tipini daha iyi anlamak için, genellikle onun zıttı olan boyuna kıyı tipi ile arasındaki farkı bilmek faydalıdır.

  • Boyuna Kıyı Tipi: Dağların kıyıya paralel uzandığı kıyı tipidir. Karadeniz ve Akdeniz bölgelerimizin büyük bir bölümü bu kıyı tipine örnektir.
    • Özellikleri: Kıyı şeridi genellikle daha düz ve az girintili çıkıntılıdır. İç kesimlerle ulaşım, kıyıya paralel uzanan dağlar nedeniyle daha zordur. Geniş kıyı ovaları (Çukurova gibi) bu tipte görülebilir. Doğal limanlar enine kıyıya göre daha azdır.
    • Etkileri: İç bölgelerle kıyı arasında iklim, kültür ve ekonomi açısından belirgin farklılıklar oluşur.

Enine kıyılarda dağlar içeri doğru uzantılar yapar ve deniz bu uzantılar arasına girerken, boyuna kıyılarda dağlar denize bir duvar gibi paralel durur. Bu temel fark, her iki kıyı tipinin de kendine has coğrafi, ekonomik ve kültürel özelliklerini belirler.

Sonuç: Bir Uzman Gözüyle Değerlendirme

Değerli dostlar, enine kıyı tipi sadece bir coğrafi terim değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir kültür ve eşsiz bir doğal güzelliktir. Ülkemizin Ege kıyılarında bizzat deneyimlediğimiz bu muhteşem coğrafya, dağların denize olan aşkının, tektonik hareketlerin sanatsal bir dışavurumudur.

Bu kıyıların bize sunduğu nimetleri takdir ederken, aynı zamanda onlara karşı sorumluluğumuzu da unutmamalıyız. Bu girintili çıkıntılı cennetleri korumak, sürdürülebilir bir şekilde faydalanmak ve gelecek nesillere aktarmak, hepimizin ortak görevidir. Bir sonraki Ege seyahatinizde, gördüğünüz her koyda, her yarımadada, dağların denize olan bu özel "duruşunu" hatırlayın. Emin olun, o zaman coğrafyaya bakış açınız çok daha derinleşecek ve bu güzelliklerin kıymetini daha iyi anlayacaksınız.

Umarım bu makale, enine kıyı tipini tüm yönleriyle anlamanıza yardımcı olmuştur. Başka bir coğrafi macerada görüşmek üzere, doğayla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Enine Kıyı Tipi: Denizin ve Kararın Buluştuğu O Eşsiz Nokta

Sevgili coğrafya meraklıları, doğa tutkunları ve elbette ülkemizin eşsiz güzelliklerini keşfetmeye gönül vermiş tüm dostlar,

Bugün sizinle birlikte, coğrafyamızın belki de en çarpıcı ve yaşamlarımızı en çok etkileyen oluşumlarından birini, "enine kıyı tipi"ni detaylıca inceleyeceğiz. Bu terim ilk duyulduğunda biraz teknik gelebilir; ancak emin olun, günlük hayatımızda nefes aldığımız şehirlerden tutun, ticaretimizin rotasına, hatta sofralarımıza gelen balıklara kadar pek çok şeyi doğrudan etkileyen, yaşayan, nefes alan bir coğrafi gerçektir. Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bu konuyu sadece ders kitaplarındaki tanımlardan ibaret görmüyor, bizzat sahada, rüzgarı tenimde, dalgaları ayaklarımda hissederek gözlemlediğim bir hazine olarak görüyorum. Gelin, bu benzersiz kıyı tipinin ne olduğunu, bizlere neler sunduğunu ve nasıl şekillendiğini birlikte keşfedelim.


Enine Kıyı Tipi Nedir? Temel Tanım ve Anlamı

Enine kıyı tipi, adından da anlaşılacağı gibi, dağ sıralarının denize âdeta enine doğru, yani dik bir açıyla uzandığı coğrafi oluşumları ifade eder. Hayal edin; uzun, yemyeşil veya kayalık dağ silsileleri, sanki denize doğru parmak gibi uzanıyor ve aralarında derin girintiler, yani körfezler ve koylar oluşturuyor. İşte bu parmakların denize uzandığı yerlerde, karanın denizle iç içe geçtiği, girintili çıkıntılı, adeta dantel gibi işlenmiş bir kıyı şeridi ortaya çıkar.

Tam tersi bir durum ise ülkemizin Akdeniz Bölgesi'nde gördüğümüz "boyuna kıyı tipi"dir ki orada dağlar kıyıya paralel uzanır, yani bir set gibi denizin önünde yükselir. Bu karşıtlık, iki kıyı tipinin karakteristiğini çok net ortaya koyar: Boyuna kıyılar genellikle daha düz ve az girintiliyken, enine kıyılar olabildiğince girintili çıkıntılıdır. Bu temel fark, aslında her iki bölgenin kültürel, ekonomik ve hatta sosyal yapısını derinden şekillendirmiştir.

Coğrafi Özellikleri ve Şekillenmesi

Peki, bu eşsiz şekillenme nasıl oluşur? Enine kıyı tipleri genellikle tektonik hareketler sonucunda oluşan ve denize dik uzanan kırık hatları (fay hatları) veya genç kıvrım dağlarının aşınmasıyla meydana gelir. Binlerce, hatta milyonlarca yıl süren jeolojik süreçler, rüzgar, dalgalar ve akarsuların aşındırıcı gücüyle birleşince, dağlar arasındaki vadiler denize doğru açılır ve bugün bildiğimiz koyları, körfezleri oluşturur.

Bu kıyı tipinin en belirgin özellikleri şunlardır:

  • Girintili Çıkıntılı Yapı: Enine kıyılar, irili ufaklı koylar, körfezler, yarımadalar ve adacıklarla doludur. Kıyı şeridi uzunluğu, gerçek kuş uçuşu mesafeden çok daha fazladır.
  • Doğal Liman Bolluğu: Dağlar arasındaki vadilerin denize açılması, derin ve korunaklı doğal limanların oluşmasına zemin hazırlar. Bu, ticaret ve denizcilik için paha biçilmez bir avantajdır.
  • İç Bölgelerle Kolay Bağlantı: Dağlar denize dik uzandığı için, vadiler aracılığıyla iç kesimlere ulaşım oldukça kolaydır. Denizden karaya, karadan denize geçiş çok daha rahat sağlanır. Bu durum, özellikle eski çağlardan beri yerleşim ve ticaret yollarının belirlenmesinde kritik rol oynamıştır.
  • Denizel Etkinin İç Kesimlere Ulaşması: Dağların arasına giren deniz kolları sayesinde, denizin ılımanlaştırıcı etkisi iç bölgelere kadar sokulabilir. Bu da kıyıya yakın iç vadilerde daha ılıman bir iklimin görülmesine yol açar.

Enine Kıyı Tipinin Avantajları ve Dezavantajları

Her coğrafi oluşum gibi, enine kıyı tipinin de kendine has avantajları ve getirdiği bazı zorluklar vardır.

Avantajları: Neden Bu Kadar Değerli?
  1. Ticaret ve Denizcilik Merkezi: Az önce bahsettiğimiz gibi, doğal limanların bolluğu, bu bölgeleri tarih boyunca önemli ticaret merkezleri haline getirmiştir. Gemilerin fırtınalardan korunabileceği, yük boşaltıp yükleyebileceği güvenli alanlar, deniz ticaretini canlandırmıştır. İzmir Limanı, bu durumun en güzel örneğidir.
  2. Turizm Cenneti: Her biri ayrı bir dünya olan sayısız koy, plaj ve yarımada, günümüzün en önemli ekonomik faaliyetlerinden biri olan turizm için eşsiz bir potansiyel sunar. Sakin koylarında dinlenmek, masmavi sularında yüzmek veya yelkenliyle keşfe çıkmak isteyenler için adeta bir mıknatıs gibidir.
  3. Balıkçılık ve Deniz Ürünleri: Girintili çıkıntılı kıyılar, balıklar için doğal yaşam alanları ve üreme bölgeleri sunar. Bu da balıkçılık faaliyetlerinin gelişmesine olanak tanır.
  4. Tarım Potansiyeli: Dağlar arasındaki verimli vadiler, ılıman iklimin de etkisiyle tarım için elverişli alanlar yaratır. Zeytincilik, incir üretimi gibi özel ürünler bu bölgelerde önemli bir geçim kaynağıdır.
  5. Kültürel Zenginlik: Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bu kıyılar, hem iç kesimlerle hem de deniz yoluyla dış dünyayla kurulan bağlar sayesinde zengin bir kültürel miras biriktirmiştir. Liman şehirleri, farklı kültürlerin buluşma noktası olmuştur.
Dezavantajları ve Zorlukları
  1. Ulaşım ve Altyapı Maliyetleri: Kıyı şeridinin girintili çıkıntılı olması, karayolu ve demiryolu gibi altyapı projelerinin yapımını zorlaştırır ve maliyetini artırır. Köprüler, tüneller ve viyadükler sıkça karşımıza çıkar.
  2. Yerleşim Zorlukları: Her ne kadar liman kentleri gelişse de, dağlık arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının genişlemesi sınırlıdır. Bu da bazı bölgelerde çarpık kentleşme riskini artırabilir.
  3. Savunma Güçlükleri: Antik çağlarda, çok sayıda giriş noktasına sahip olmak, kıyı savunmasını karmaşık hale getirebiliyordu.
  4. Erozyon ve Sediment Birikimi: Denize dökülen akarsuların taşıdığı alüvyonlar, körfezlerin ve koyların ağızlarında zamanla birikerek delta oluşumlarına veya kıyı şeridinin değişmesine neden olabilir.

Türkiye'den Canlı Bir Örnek: Ege Bölgemiz

Enine kıyı tipini en belirgin ve en güzel haliyle görmek istiyorsanız, gözlerinizi Ege Bölgemiz'e çevirin. Ege, bu kıyı tipinin âdeta ders kitabı niteliğinde bir örneğidir. İzmir'den başlayıp Muğla'ya kadar uzanan bu eşsiz coğrafya, Aydın Dağları, Bozdağlar, Menteşe Dağları gibi dağ silsilelerinin denize dik uzanmasıyla şekillenmiştir.

  • İzmir Körfezi: Bu durumun en bilinen örneğidir. Dağlar arasındaki çöküntü alanları, denizin içeri girmesiyle büyük bir körfez oluşturmuş, bu da İzmir'i tarih boyunca bir liman ve ticaret şehri yapmıştır.
  • Kuşadası, Bodrum, Marmaris: Her biri dağların denize uzanmasıyla oluşan vadilerin, koyların ve yarımadaların bereketiyle yoğrulmuş, dünyanın tanıdığı turizm cennetleridir. Bu eşsiz koylar, yelkenli rotalarının vazgeçilmez duraklarıdır.
  • Marmaris'in Datça ve Bozburun Yarımadaları: Denize doğru uzanan bu "parmaklar," Ege kıyılarının ne kadar girintili çıkıntılı olduğunu ve her bir girintinin nasıl bambaşka bir güzellik sakladığını gözler önüne serer.

Ege'nin o eşsiz koylarında yelken açtığınızda, bir yandan masmavi sularla kucaklaşırken, diğer yandan hemen arkanızda yükselen yemyeşil dağların iç içe geçtiğini görürsünüz. Dağlardan gelen serin esinti, denizden gelen iyot kokusuyla karışır. İşte bu iç içe geçmişlik, Ege'nin ruhunu oluşturur; hem dağlı hem denizci, hem geleneksel hem modern bir yaşam sunar. Benim de sıkça ziyaret ettiğim, her seferinde beni büyüleyen bu coğrafya, sadece haritada bir çizgi değil, yaşayan, soluk alıp veren bir varlıktır. Özellikle Datça ve Bozburun arasında, sadece denizden ulaşılabilen küçük balıkçı köylerine denk geldiğinizde, bu kıyı tipinin yaşamı nasıl şekillendirdiğini birebir gözlemlersiniz. İç kesimlerle sınırlı kara bağlantısı olan bu köylerin denize olan bağımlılığı, enine kıyı tipinin insan yerleşimleri üzerindeki etkisini çok çarpıcı bir şekilde gösterir.


Geleceğe Bakış: Sürdürülebilirlik ve Koruma

Enine kıyı tipleri, doğal güzellikleri ve sunduğu ekonomik potansiyellerle bizlere muazzam bir miras bırakmıştır. Ancak bu mirasın korunması, sürdürülebilir bir gelecek için hayati önem taşır. Kontrolsüz yapılaşma, deniz kirliliği ve doğal habitatların tahribatı, bu eşsiz coğrafyanın hassas dengesini bozabilir.

  • Sürdürülebilir Turizm: Yoğun turist akınlarının getirdiği baskıyı azaltacak, doğaya saygılı turizm modelleri geliştirmek esastır.
  • Çevre Koruma: Denizlerin ve kıyı şeridinin temizliğini sağlamak, biyolojik çeşitliliği korumak için ulusal ve uluslararası çabalar şarttır.
  • Akıllı Kentleşme: Yerleşim alanlarını planlarken doğal yapıyı bozmamaya özen göstermek, gelecek nesillere yaşanabilir kıyılar bırakmak için kritik öneme sahiptir.

Sonuç olarak, sevgili dostlar, enine kıyı tipi sadece bir coğrafi terimden ibaret değildir. O, denizin ve karanın binlerce yıllık dansının, tektonik güçlerin ve doğanın sabırlı işçiliğinin bir sonucudur. Ülkemizin Ege Bölgesi'nde olduğu gibi, insan yaşamını, ekonomiyi, kültürü derinden etkileyen, bizlere sayısız güzellik ve olanak sunan canlı bir miras. Bu eşsiz oluşumu anlamak, onu sevmek ve gelecek nesillere aynı güzelliğiyle aktarmak, bizlerin en önemli görevlerinden biridir. Unutmayalım ki, doğanın bize sunduğu bu eşsiz sanat eserlerini korumak, aslında kendi geleceğimizi korumaktır.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

9,677 soru

18,036 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 15
0 Üye 15 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 2960
Dünkü Ziyaretler: 14524
Toplam Ziyaretler: 4969569

Son Kazanılan Rozetler

ayşe_aydin Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
İbrahim_korkmaz Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
...