Dün akşam yine şehriyeli pilav denedim, pirinçleri güzelce yıkadım, kavurdum ama sonuç yine yapış yapış oldu. Lokantalardaki gibi dağılmayan, lezzetli ve tane tane bir pilav yapabilmek için nerede hata yapıyorum, püf noktaları nelerdir acaba?
Sevgili pilav severler, dün akşamki pilav denemenizin "yine lapa" sonuçlandığını duyunca içim cız etti. Emin olun, bu yalnız sizin yaşadığınız bir durum değil. Yıllarca mutfaklarda, restoranlarda ve evlerimizde sayısız pirinçle, tencereyle haşır neşir olmuş biri olarak size şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Tane tane, ağza layık bir şehriyeli pilav yapmak, bir sihir değil, doğru tekniklerin birleşimidir.
Lokantalarda yediğimiz, her tanesi ayrı oynayan, lezzetiyle bizi mest eden o pilavların sırrı aslında ne mi? Gelin, mutfaktaki en büyük "lapa pilav" kâbusunuzu sona erdirecek, baştan sona tüm püf noktalarını adım adım inceleyelim.
"Ben pirinçleri güzelce yıkıyorum, kavuruyorum ama yine de olmuyor!" diyorsanız, muhtemelen gözden kaçan birkaç kritik detay var demektir. Pilavın lapa olmasının temelinde yatan en büyük sebeplerden biri, pirincin içerisindeki nişasta salınımı ve yanlış pişirme teknikleridir. Gelin bu temel prensipleri adım adım açalım:
Her pilavın kaderi, pirinç seçiminde gizlidir. Piyasada çok çeşitli pirinç türleri bulunur, ancak şehriyeli pilav için en uygun olanlar genellikle Baldo veya Osmancık pirinçleridir. Bu pirinçler, diğerlerine göre daha az nişasta içerir ve pişirildiklerinde şişme kapasiteleri yüksektir, bu da tane tane durmalarına yardımcı olur.
İnce uzun pirinçler (basmati gibi) de tane tane olur, ancak geleneksel Türk pilavı lezzetini ve dokusunu Baldo veya Osmancık ile yakalarsınız. Daha nişastalı, kısa taneli pirinçler risotto gibi yemekler için harikadır ama pilavı lapa yapmaya meyillidir.
"Güzelce yıkıyorum" demeniz çok güzel, ancak bu adımda ince bir ayar var. Pirinçleri yıkamak, üzerlerindeki fazla nişastayı atmak demektir. Nişasta, pirinçlerin birbirine yapışmasına neden olan başlıca düşmanımızdır. Peki nasıl yıkamalı?
Bol Soğuk Su: Pirinçleri bir süzgece alın ve musluğun altında bol soğuk suyla yıkamaya başlayın.
Ovuşturarak Yıkama: Ellerinizi kullanarak pirinçleri nazikçe ama kararlı bir şekilde ovuşturun. Bunu yaparken pirinç tanelerinin kırılmamasına dikkat edin.
Su Berraklaşana Kadar: Önemli nokta burası: Akan su tamamen berraklaşana kadar yıkamaya devam edin. Bu genellikle 5-6 dakika, hatta bazen 10 dakika sürebilir. Su hala beyaz veya bulutlu görünüyorsa, nişasta hala orada demektir!
Süzme ve Bekletme: Yıkama işlemi bittikten sonra pirinçleri süzgeçte bırakın ve fazla suyun süzülmesi için birkaç dakika bekleyin.
Geldik en kritik aşamalardan birine! Pirinçleri kavurmak sadece lezzet katmakla kalmaz, aynı zamanda her bir pirinç tanesinin etrafında bir tür koruyucu bariyer oluşturur. Bu bariyer, pirincin suyu dengeli bir şekilde emmesini ve aşırı şişip patlamasını engeller.
Pilavın kaderini belirleyen bir diğer unsur da kullandığınız suyun oranı, sıcaklığı ve tuzu ekleme zamanlamasıdır.
Çoğu tarifte "1'e 2 su" oranı verilir, ancak bu her zaman işe yaramaz. Çünkü pirincin türü, yaşı ve hatta tencerenizin cinsi bile su emilimini etkiler. Benim yıllar içinde edindiğim deneyim, özellikle Baldo veya Osmancık pirinçler için 1 ölçü pirince 1.5 - 1.75 ölçü sıcak su (veya et/tavuk suyu) kullanmanın genellikle en iyi sonucu verdiğidir.
Pirinç Tasının Önemi: Pirinci ölçtüğünüz kap (kâse, su bardağı) ne ise, suyu da aynı kapla ölçün. Asla göz kararı yapmayın!
Tuz ve Yağ: Kavurma aşaması bittikten sonra, suyu eklemeden hemen önce tuzu (1 su bardağı pirince 1 çay kaşığı idealdir, damak tadınıza göre ayarlayın) ve arzu ederseniz bir parça daha tereyağı ekleyin.
Bu, atlanan ama çok önemli bir adım! Pilava mutlaka kaynar su veya kaynar et/tavuk suyu eklemelisiniz. Soğuk su eklemek, pirinç tanelerini şok eder, eşit pişmelerini engeller ve yine lapalaşmaya zemin hazırlar. Suyunuzu kettle'da veya ayrı bir tencerede kaynatın.
Pilavınızın tane tane olmasının anahtarlarından biri de pişirme sonrası dinlenme ve havalandırma aşamasıdır. Bu adımı atlamak, tüm emeğinizi boşa çıkarabilir.
Ocağın altını kapattıktan sonra tencerenin kapağını hemen açmayın. Kapağın altına bir havlu peçete veya temiz bir mutfak bezi koyun ve kapağı tekrar kapatın. Bu, peçetenin fazla buharı emmesini sağlar ve pilavın sulanmasını önler.
* En Az 15-20 Dakika: Pilavı bu şekilde en az 15-20 dakika, hatta yarım saat kadar dinlendirin. Bu süre zarfında pirinç taneleri iyice demlenir, kalan nemi emer ve tam kıvamına ulaşır.
Dinlenme süresi bittikten sonra, kapağı açın ve bir çatal yardımıyla pilavı nazikçe havalandırın. Pilavı alttan üste doğru karıştırın, ancak ezmeden, pirinç tanelerini ayırmaya çalışarak yapın. Bu, pilavın tamamen tane tane olmasını sağlar ve servis için hazırlar.
Sevgili pilav ustası adayı, gördüğünüz gibi tane tane pilav yapmak, bir dizi doğru tekniği sabırla uygulamaktan geçiyor. Benim de ilk denemelerim lapa sonuçlandığında pes ettiğim zamanlar oldu. Ama yılmadım, denedim, farklı oranlar denedim, farklı pirinçler denedim ve sonunda bu dengeyi buldum.
Bu detaylı rehberle, inanıyorum ki siz de mutfağınızın yıldızı olacak o muhteşem şehriyeli pilavı yapacaksınız. Artık "yine mi lapa oldu?" demeyeceksiniz, aksine "lokantadaki gibi olmuş!" iltifatlarını toplayacaksınız. Unutmayın, pratik en iyi öğretmendir. Birkaç deneme sonrası, siz de bu işin ustası olacaksınız! Afiyet olsun!
Harika bir soru! Emin olun, mutfakta bu soruyu soran yalnız siz değilsiniz. Şehriyeli pilav, Türk mutfağının baş tacı, ancak bazen en deneyimli aşçıların bile "Acaba ne eksik yaptım?" diye düşündürdüğü bir lezzet. Lokantalardaki o tane tane, ışıl ışıl pilavlara bakıp iç geçirmenize gerek yok. Yılların tecrübesiyle söyleyebilirim ki, bu işin sırrı sihirde değil, ince detaylarda ve sabırda gizli.
Hadi gelin, adım adım o rüyalarınızdaki tane tane pilava nasıl ulaşacağımızı birlikte keşfedelim.
Şehriyeli pilavın "lapa" olmasının ardında yatan birkaç temel hata ve bunların çözümleri var. Bu bir yolculuk ve her adımda dikkat etmeniz gereken kritik noktalar mevcut. İşte o sırrın perdesini aralıyoruz!
Öncelikle, pilavın ana kahramanı olan pirinci doğru seçmekle işe başlayalım.
Market raflarında birçok pirinç çeşidi var ama pilav için iki ana adayı unutmayın:
Ben genelde Baldo kullanmayı tercih ederim ama ilk denemelerinizde Osmancık ile başlamak size özgüven verebilir. Unutmayın, pirinç çeşidi, kullanacağınız sıvı miktarını doğrudan etkiler!
Sizin de yaptığınız gibi, pirinci yıkamak olmazsa olmaz bir adımdır. Ama nasıl?
Bu aşama, pilavınızın lezzetini ve tane tane olup olmayacağını büyük ölçüde belirler.
Şehriyeler istediğiniz renge geldiğinde, iyice süzüp kuruttuğunuz pirinçleri tencereye ekleyin. İşte bu noktada pilavınızın kaderi çizilir:
"Ne kadar su koymalıyım?" sorusu, pilav yapımının en kritik anlarından biridir.
Maalesef tek bir "sihirli oran" vermek yanıltıcı olabilir, çünkü pirinçten pirince değişir. Ancak genel bir kılavuz:
Kavurduğunuz pirinçlerin üzerine ekleyeceğiniz su veya et suyunun kesinlikle kaynar olması gerekiyor.
Sıvıyı ekledikten sonraki adımlar da bir o kadar önemli.
Bu adım, belki de en çok atlanan ama pilavın tane tane olmasının en büyük sırlarından biridir!
Dinlenen pilavınız hazır!
Sevgili pilav ustası adayı, gördüğünüz gibi 'şehriyeli pilavım hep lapa oluyor' derdinin tek bir suçlusu yok. Bu, adımlar zinciri ve her bir halkanın sağlam olması gerekiyor.
Artık lokantalardaki o tane tane pilavın sırrını biliyorsunuz. Bu bilgilerle, mutfağınızın yıldızı siz olun ve o enfes, tane tane şehriyeli pilavı afiyetle misafirlerinize ve kendinize sunun! Şimdiden ellerinize sağlık!