menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Merhaba arkadaşlar, düzenli olarak havuza gidiyorum ve yüzmeyi çok seviyorum ama bir sorunum var. Genelde 15-20 dakika sonra çok yoruluyorum, nefesim kesiliyor gibi oluyor ve daha fazla devam edemiyorum. Bu durum çok hevesimi kırıyor çünkü daha uzun süre suyun tadını çıkarmak istiyorum. Acaba yorulmadan daha uzun süre yüzebilmek için ne gibi püf noktaları var, tekniğimde mi bir yanlışlık yapıyorum?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Merhaba değerli yüzme dostları!

"Yüzme keyfim kısa sürüyor: Yorulmadan daha uzun süre yüzmek mümkün mü?" sorunuzu okuduğumda, inanın bana, yalnız olmadığınızı söylemek isterim. Türkiye'nin dört bir yanındaki havuzlarda, sizin gibi yüzmeyi çok seven ama 15-20 dakika sonra yorgunluktan nefesi kesilen yüzlerce kişiyle karşılaştım. Bu durumun ne kadar heves kırıcı olduğunu çok iyi anlıyorum. Suyla kurduğunuz o özel bağın, erken gelen yorgunluk yüzünden kesilmesini kim ister ki?

Müjdeyi en baştan vereyim: Evet, yorulmadan daha uzun süre yüzmek kesinlikle mümkün! Hatta sadece mümkün değil, birazdan bahsedeceğimiz temel prensiplere dikkat ettiğinizde, yüzmenin sizin için bambaşka bir keyif haline geleceğini göreceksiniz. Bu bir maraton koşmak gibidir; her şey doğru teknik, uygun tempo ve doğru nefes yönetimiyle başlar. Gelin, bu sorunu farklı açılardan ele alalım ve adım adım çözümleyelim.

Temelden Başlayalım: Yüzme Tekniğiniz Bir Hazinedir!

Çoğu zaman, erken yorgunluğun en temel sebebi, enerjiyi verimli kullanamayan bir yüzme tekniğidir. Suyun içinde savaşmak yerine, onunla akmayı öğrenmeliyiz.

Suyun Üzerinde Durma ve Denge: Batmıyorsanız Bile Enerji Harcıyorsunuz

Dışarıdan bakıldığında "Yüzüyor işte!" denebilir ama aslında suyun üzerinde ne kadar düz ve dengeli durduğunuz, harcadığınız enerji miktarını direkt etkiler.

  • Vücut Pozisyonu: Eğer kafanız çok yukarıda, poponuz çok aşağıdaysa, tıpkı bir teknenin burnu yukarı kalkmış gibi suyun içinde gereksiz bir direnç oluşturursunuz. Bu durum, bacaklarınızın sürekli denge sağlamak için çırpınmasına neden olur ki bu da enerjinin can damarıdır! Yapmanız gereken: Başınızı suyun içine doğru, omurganızla aynı hizada tutmak. Sanki başınızın tepesinden uzayan görünmez bir ip sizi ileriye doğru çekiyormuş gibi düşünün. Gözleriniz havuz tabanına baksın. Bu, kalçanızın da daha yukarıda durmasına yardımcı olacak ve vücudunuzu aerodinamik bir hale getirecektir.
  • Deneyin: Havuzda plank pozisyonunda durur gibi kendinizi uzatın. Omurganızın düz olduğundan emin olun. Bu, karada yapacağınız core (merkez bölge) kaslarını güçlendirici egzersizlerle desteklenebilir.

Kol Çekişi ve İtişi: Suyu Kavrayın, Kürek Çekin!

Kollarınız, suyun içinde sizi ileri taşıyan asıl güçtür. Ancak çoğu kişi suyu sadece sıyırıp geçer, itmez.

  • Suyun "Catch" Edilmesi: Kolunuzu suya soktuğunuzda, sanki avucunuzla ve ön kolunuzla koca bir kova suyu yakalıyormuş gibi düşünün. Dirseğiniz yüksekte kalsın (High Elbow Catch). Bu pozisyon, size suyu daha uzun süre itme ve daha fazla yol alma imkanı sunar.
  • İtiş (Pull Through): Eliniz ve ön kolunuzla suyu geriye doğru güçlüce itin. Sanki bir kürek çekiyorsunuz gibi. Çekişin sonunda eliniz kalçanızın yanına yakın bir yerde sudan çıksın.
  • Sık Hata: Kolu düz bir şekilde suya sokup hızla çekmek. Bu, enerji harcar ama suyu yeterince itemediğiniz için az yol almanıza neden olur.
  • Pratik Öneri: Havuzda palet (paddles) kullanarak kol çekişinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Ayrıca, bir eliniz önde sabit dururken diğer kolunuzla tek kol yüzme çalışmaları yaparak her kolun suyla etkileşimini daha net deneyimleyebilirsiniz.

Bacak Vuruşları: Sadece İleri Değil, Destek İçin!

Bacaklar, özellikle serbest stilde, ana itici güçten ziyade denge ve stabilite sağlamak içindir. Sürekli ve çok güçlü bacak vuruşu, en büyük enerji hırsızlarından biridir.

  • Bacakların Rolü: Kalçadan başlayan, bileklerden esnek bir şekilde su yüzeyine yakın, küçük vuruşlar hedefleyin. Suyun direncini kırmak ve vücudunuzun düz kalmasına yardımcı olmak esastır.
  • Sık Hata: Dizlerden bükerek güçlü, köpüklü vuruşlar yapmak. Bu, çok enerji tüketir ve vücudunuzu yukarıda tutmak yerine, yukarı-aşağı sallanmanıza neden olabilir.
  • Pratik Öneri: Bir yüzme tahtası (kickboard) kullanarak sadece bacak vuruşu çalışmaları yapın. Odak noktanız, hızlı olmak yerine, suyun içinde uzun ve esnek vuruşlar yapmak olsun. Ayak bileklerinizin esnekliği çok önemlidir; esnek ayak bilekleri su yüzeyini daha iyi itmenizi sağlar.

Nefes Yönetimi: Oksijen Sizin Yakıtınız!

Yüzmede erken yorulmanın belki de en yaygın nedeni, doğru nefes alamamaktır. Nefesiniz kesiliyorsa, muhtemelen yeterli oksijen almıyorsunuzdur.

Ne Zaman ve Nasıl Nefes Alınır?

  • Düzenli ve Ritmik Nefes: Yüzerken nefesinizi tutmak, vücudunuzda karbondioksit birikmesine ve kaslarınızın hızlıca yorulmasına neden olur. Her iki veya dört kol çekişte bir düzenli nefes alın.
  • Bilateral Nefes (Çift Taraflı Nefes): Hem sağa hem sola nefes alma alışkanlığı edinmeye çalışın. Bu, sadece dengenizi artırmakla kalmaz, aynı zamanda boyun ve omuz kaslarınızdaki gerilimi de azaltır. Başlangıçta zor gelebilir ama zamanla alışacaksınız.
  • Pratik Öneri: Duşta veya karada nefes egzersizleri yapın. Sakin bir şekilde derin bir nefes alın ve yavaşça verin. Suyun içindeyken, başınızı döndürdüğünüzde ağzınızın sudan tamamen çıktığından ve tam nefes aldığınızdan emin olun.

Nefes Verirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Nefes almak kadar, nefes vermek de önemlidir. Çoğu kişi nefesini hızlıca dışarı verir ve tam boşaltamaz.

  • Suyun İçine Verin: Başınızı suya soktuğunuz anda, yavaş ve kontrollü bir şekilde tüm nefesinizi suyun içine boşaltmaya başlayın. Ağzınızdan ve burnunuzdan aynı anda kabarcıklar çıkarın. Böylece yeni bir nefes almak için ciğerlerinizde yer açılmış olur.
  • Faydası: Ciğerlerinizdeki "eski havayı" dışarı atarak, her yeni nefeste taze, oksijen dolu havayı almanızı sağlarsınız.

Tempo ve Ritim: Maraton Koşar Gibi Yüzün!

Yüzmeye çok hızlı başlamak, bitiş çizgisine daha çabuk ulaşmanız anlamına gelmez; aksine, daha çabuk yorulmanız anlamına gelir.

Başlangıçta Sakin Olmak

Yüzmeye başladığınızda, ilk birkaç turunuzu aşırı derecede yavaş yüzerek başlayın. Vücudunuzun suya alışmasına, kaslarınızın ısınmasına ve nefesinizin düzene girmesine izin verin.
Unutmayın: Bu bir hız yarışı değil, bir dayanıklılık ve keyif yolculuğu.

Ritim Bulmak ve Korumak

Her yüzücünün kendine özgü bir ritmi vardır. Bu ritmi bulduğunuzda, yüzmek bir nevi meditatif bir eyleme dönüşür.
Vücudunuzu Dinleyin: Kendinizi ne zaman zorladığınızı, ne zaman rahat hissettiğinizi anlamaya çalışın. Birkaç tur rahat bir tempoda yüzdükten sonra, yavaşça hızınızı artırabilirsiniz.
Pratik Öneri: Bazı yüzücüler, kollarına taktıkları küçük metronomlar ile ritimlerini ayarlarlar. Siz de kendinize içsel bir ritim bulmaya çalışın. Belki bir şarkının temposu, belki de saydığınız kol çekişleri...

Antrenman Dışı Destekler: Sadece Havuzda Bitmiyor!

Suda geçirdiğiniz zaman kadar, karada kendinize yaptığınız yatırımlar da yüzme performansınızı doğrudan etkiler.

Esneklik ve Kuvvet Çalışmaları

  • Core (Merkez Bölge) Gücü: Karın, sırt ve kalça kaslarınızın güçlü olması, suda dengenizi korumanızı sağlar ve teknik hatalardan kaynaklanan enerji kaybını azaltır. Plank, mekik, köprü gibi egzersizler çok faydalıdır.
  • Omuz ve Sırt Esnekliği/Kuvveti: Yüzmede en çok çalışan bölgelerden biridir. Esnek omuzlar, kol çekişinizi daha verimli hale getirir. Lastik bantlarla yapılan yüzmeye özel egzersizler (özellikle rotasyonel hareketler), omuzlarınızı güçlendirir ve sakatlık riskini azaltır.

Beslenme ve Hidrasyon

  • Enerji Deposu: Yüzmeye başlamadan 1-2 saat önce kompleks karbonhidratlar (tam buğday ekmeği, yulaf, meyve) içeren hafif bir öğün tüketin. Boş mideyle yüzmek, erken yorgunluğa davetiye çıkarır.
  • Suyun Önemi: Yüzerken de terleriz ve su kaybederiz. Antrenmandan önce, antrenman sırasında (mümkünse) ve sonrasında bol su içtiğinizden emin olun. Dehidrasyon (sıvı kaybı) kas kramplarına ve erken yorgunluğa neden olabilir.

Dinlenme ve Toparlanma

Kaslarınızın kendini yenilemesi ve güçlenmesi için dinlenmeye ihtiyacı vardır. Haftada 3-4 gün yüzüyor ve kendinizi çok zorluyorsanız, yeterli uyku aldığınızdan ve dinlenme günlerinizi aksatmadığınızdan emin olun.

Zihinsel Yaklaşım: Keyfiniz İçin Yüzüyorsunuz!

Son olarak, belki de en önemlisi: Zihinsel yaklaşımınız. Yüzmek bir zorunluluk değil, bir keyif olmalı.

  • Küçük Hedefler Belirleyin: "Bugün 15 dakika değil de 20 dakika yüzdüm, harika!" veya "İlk defa nefesimi hiç tutmadan 4 tur attım!" gibi küçük zaferlerinizi kutlayın. Bu, motivasyonunuzu artıracaktır.
  • Kendinize Karşı Nazik Olun: Her gün süper performans göstermek zorunda değilsiniz. Bazen yorgun olabilirsiniz, bazen teknik üzerinde çalışmak isteyebilirsiniz. Önemli olan süreklilik ve keyif almak.
  • Stresi Bırakın: Su, bir terapi alanıdır. Orada geçirdiğiniz zamanın tadını çıkarın. Başkalarıyla kendinizi kıyaslamak yerine, kendi gelişiminize odaklanın.

Sonuç olarak, sevgili yüzme severler,

"Yüzme keyfim kısa sürüyor: Yorulmadan daha uzun süre yüzmek mümkün mü?" sorunuzun cevabı, doğru teknik, akıllı nefes yönetimi, sabırlı tempo, destekleyici karada yapılan egzersizler ve olumlu bir zihinsel yaklaşımın birleşimidir. Bu bir sihir değil, bir süreçtir ve her yüzücü bu süreçten geçmiştir.

Unutmayın, suyla olan ilişkiniz sizin kişisel yolculuğunuz. Bu önerileri yavaş yavaş hayatınıza dahil edin, denemekten çekinmeyin. Göreceksiniz, 15-20 dakikada kesilen keyfiniz, zamanla yarım saate, bir saate, hatta daha uzun sürelere yayılan doyumsuz bir deneyime dönüşecek.

Suyun keyfini doya doya çıkarın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili yüzme tutkunları!

Sizden gelen bu soruyu okuduğumda, "Yüzme keyfim kısa sürüyor: Yorulmadan daha uzun süre yüzmek mümkün mü?" diye sormuşsunuz ve inanın bu durumla karşılaşan tek kişi siz değilsiniz. Hatta size şöyle söyleyeyim, bu, yüzmeye başlayanların ve hatta orta seviyedeki yüzücülerin en sık yaşadığı ve en çok merak ettiği konulardan biri. Genelde 15-20 dakika sonra gelen o nefes kesilmesi, kol ve bacakların ağırlaşması... Ah, çok iyi anlıyorum sizi! Tam da suyun tadını çıkarmaya başlamışken gelen bu yorgunluk hissi, tüm hevesi kursakta bırakabiliyor.

Peki, bu durum kader mi? Kesinlikle HAYIR! Size müjdeyi vereyim: Yorulmadan, daha uzun süre, hatta çok daha keyifli bir şekilde yüzmek KESİNLİKLE mümkün. Ve bu bir mucize değil, sadece doğru teknikleri anlamak ve vücudunuzla su arasında daha iyi bir uyum yakalamakla ilgili. Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak size bu yolculukta rehberlik etmek için buradayım. Hazırsanız, gelin bu sır perdesini aralayalım!

Temel Sorun: Neden Bu Kadar Çabuk Yoruluyoruz?

Birçoğumuz yüzmeye başladığımızda, karada yaptığımız gibi "güçle" hareket etmeye çalışırız. Kollarımızı olabildiğince hızlı savurur, bacaklarımızı var gücümüzle çırparız. Ancak su, havadan 800 kat daha yoğundur! Karada işe yarayan bu "güçle gitme" stratejisi, suda bize sadece enerji israfı ve erken yorgunluk olarak geri döner.

Genellikle hızlı yorulmamızın ana nedenleri şunlardır:
Yanlış nefes tekniği: En büyük düşmanımız nefesi tutmak!
Verimsiz vücut pozisyonu: Suya direnç gösteren bir duruş.
Aşırı güç kullanımı: Kol ve bacaklarda gereksiz efor.
Uygun olmayan tempo: Hızlı başlayıp çabuk tükenmek.

Şimdi gelin, bu sorunları tek tek ele alıp, nasıl daha verimli ve keyifli yüzebileceğinizi keşfedelim.

Sihirli Anahtar: Nefes Tekniği – Suyun Altında Yeniden Doğmak

Eğer çabuk yoruluyor ve nefessiz kalıyorsanız, yüzde 90 ihtimalle sorun nefes tekniğinizde yatıyordur. Birçoğumuz yüzerken nefesimizi tutarız ve bu, ciğerlerimizde karbondioksit birikmesine, dolayısıyla yorgunluğun hızla gelmesine neden olur.

Püf Noktası:
Nefesinizi ASLA tutmayın. Yüzünüz suyun altındayken, ağzınızdan ve burnunuzdan yavaşça ve tamamen nefes verin. Tıpkı bir pipetle bardağın dibindeki suyu üfler gibi. Tüm karbondioksiti dışarı attığınızdan emin olun.
Başınızı nefes almak için yana çevirdiğinizde, hızla ve sadece ağzınızdan nefes alın. Vücudunuz dönerken başınız da doğal bir şekilde yana dönecektir. Suyun altından tamamen boşalttığınız ciğerlerinize taze havayı doldurun.
* Bu, adeta bir ritüel nefes alma döngüsü olmalı. Nefes almayı beklemeyin, nefes vermeye odaklanın.

Gerçek bir örnek: Benim birçok öğrencim, sadece bu nefes tekniği değişikliğiyle bile 5 dakikalık yüzme sürelerini çok kısa sürede 20-30 dakikaya, hatta daha fazlasına çıkardılar. Eski alışkanlıkları nefes tutmaktı; şimdi suyun altında rahatça nefes veriyor ve kendilerini çok daha dinç hissediyorlar.

Vücut Pozisyonu ve Akışkanlık – Suyla Dans Etmek

Suyun içinde ne kadar az direnç yaratırsanız, o kadar az enerji harcarsınız. İşte bu yüzden vücut pozisyonunuz kritik önem taşır.

Püf Noktası:
Baş pozisyonu: Başınız suya bakmalı, yüzünüzün üst yarısı suyun altında kalırken, su seviyesi saç çizginizde olmalı. Boynunuz rahat olsun, ileriye bakmaya çalışmayın. Bu, kalçalarınızın yukarıda kalmasına yardımcı olur.
Vücudun düz duruşu: Kalçalarınızın ve bacaklarınızın suyun dibine batmasına izin vermeyin. Vücudunuz baştan topuklara kadar düz bir çizgi gibi olmalı. Suyun içinde bir torpil gibi kaydığınızı hayal edin.
* Sıkı karın kasları (core): Karın kaslarınızı hafifçe içeri çekerek sıkmak, vücudunuzu bir bütün olarak tutar ve dönmelerde denge sağlar. Bu, gereksiz sallanmaları önleyerek enerji tasarrufu yapmanızı sağlar.

Unutmayın, suyla mücadele etmek yerine, onunla arkadaş olun ve onun akışkanlığını kendi lehinize kullanın.

Kol ve Bacak Vuruşları – Güç Yerine Zarafet

Birçoğumuz kolları ve bacakları sanki bir yarış varmış gibi kullanırız. Ancak uzun mesafe yüzmede güç değil, verimlilik anahtardır.

Kollar: Suyu Kavramak ve İtmek

  • El giriş noktası: Eliniz suya omuz genişliğinde, parmak uçlarınız önce girecek şekilde girsin. Avuç içleriniz hafifçe dışa dönük olabilir.
  • Suyun "yakalanması" (catch): Kolunuzu ileri uzattıktan sonra, avucunuzu ve ön kolunuzu bir kürek gibi kullanarak suyu arkanıza doğru "yakalayın". Bu, suyun size direncini hissedeceğiniz andır.
  • Çekiş (pull) ve itiş (push): Dirseğiniz yüksekte kalarak (yüksek dirsek tekniği), suyu adeta bir tünelden geçirir gibi vücudunuzun altına doğru çekin ve kalçanızın hizasından arkaya doğru itin. Kolunuzun sudan çıkışı (recovery) sırasında kaslarınızı tamamen gevşetin, adeta dinlensinler.

Bacaklar: Denge ve Yönlendirme, Güç Değil

  • Birçok yüzücü bacaklarını aşırı kullanır ve bu da çok çabuk yorulmalarına neden olur. Bacaklarınızın temel görevi sizi ileri taşımak değil, vücudunuzu dengede tutmak ve yönlendirmektir.
  • Küçük ve ritmik vuruşlar (flutter kick): Bacaklarınızı dizlerden çok, kalçanızdan hareket ettirin. Ayak bilekleriniz esnek olsun ve suyu küçük, ritmik vuruşlarla kesin. Sanki ayaklarınızda palet varmış gibi düşünün, suyu nazikçe kesip kaymanızı sağlıyorlar.
  • Bacaklarınızın dev bir pervane gibi değil, suyu nazikçe kesen bir bıçak gibi çalıştığını düşünün. Çok fazla güç harcamadan, vücudunuzun suda düz kalmasına yardımcı olsunlar.

Yüzme Ritiminiz ve Hızınız – Maraton Koşucusu Gibi

Karada bir maraton koşucusunun ilk 100 metreyi deparla koşmadığını biliriz. Yüzme de uzun mesafede bir maratondur.

Püf Noktası:
Başlangıç hızı: Asla sprint atmayın! İlk birkaç turda rahatça nefes alıp verebildiğiniz, kendinizi zorlamadığınız bir tempo yakalayın.
Sürekli, rahat bir tempo: Konuşma temposu diye tabir ettiğimiz, yorulmadan sohbet edebileceğiniz bir hızda yüzmeye çalışın. Bu, aerobik kapasitenizi artırmanın ve kaslarınıza oksijen taşımanın en iyi yoludur.
* Kademe kademe artış: Diyelim ki 15 dakikada yoruluyorsunuz. Amacınız hemen 1 saate çıkmak olmasın. Önce 20 dakikayı hedefleyin. Sonra 25'i, 30'u... Her seferinde 50 metre, 100 metre daha fazla yüzmeyi hedefleyin. Acele etmeyin, sabırla ilerleyin.

Antrenman Yaklaşımı ve Zihinsel Durum – Kendinize İnanın

  • Düzenlilik: Haftada 2-3 kez yüzmek, kas hafızanızı geliştirir ve vücudunuzun suya daha iyi adapte olmasını sağlar.
  • Isınma ve soğuma: Her antrenmandan önce 5-10 dakika hafif tempolu yüzme ve birkaç esneme hareketiyle vücudunuzu hazırlayın. Sonrasında da aynı şekilde hafif tempolu yüzerek kaslarınızın rahatlamasına izin verin.
  • Dinlenmeyi ihmal etmeyin: Gelişim sadece antrenmanla değil, dinlenmeyle de olur.
  • Sabır: Gelişim zaman alır. İlk başta küçük değişiklikler fark edeceksiniz, ancak pes etmeyin. Düzenli pratikle büyük farklar yaratacaksınız.
  • Keyif alma: En önemlisi, yüzmenin tadını çıkarın! Amacınız bir rekor kırmak değil, suyla huzurlu bir ilişki kurmak olsun.

Son Söz: Suyun Tadını Çıkarın!

Sevgili yüzme dostları, yüzme, sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda zihinsel bir meditasyondur. Suyun içinde olmak, kendinizle baş başa kalmak, ritmik hareketlerle bedeninizin sınırlarını keşfetmek... Bunlar eşsiz deneyimlerdir.

Yukarıda bahsettiğim teknikler birer araçtır. Onları sabırla, düzenli pratikle hayatınıza dahil ettiğinizde, 15-20 dakikalık yorgunluk hissinin yerini, çok daha uzun süren, enerjik ve keyifli yüzme seanslarına bıraktığını göreceksiniz. Kendinize zaman tanıyın, vücudunuzu dinleyin ve suyla aranızdaki bağı güçlendirin.

Unutmayın, yüzme bir yaşam tarzıdır, bir yarış değil. Bu yolda ilerlerken belki bir uzmandan kişisel geri bildirim almak da çok faydalı olabilir.

Daha uzun, daha keyifli ve daha dinç yüzmeler dilerim. Suyun dinginliğinin ve gücünün tadını çıkarın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 1 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,575 soru

15,690 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 29
0 Üye 29 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 10869
Dünkü Ziyaretler: 20249
Toplam Ziyaretler: 4461914

Son Kazanılan Rozetler

İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
elif_aydın Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
meryem_yılmaz Bir rozet kazandı
...